İçeriğe geç

Sağanakta Kuryeler Yollardaydı: Derneğimizden Valiliğe Çağrı, “Sağanak Geçene Kadar Sistemler Kapatılsın”

Etkinlik · 16 Ekim 2026

14 Ekim’de İstanbul’da etkili olan kuvvetli sağanak sırasında kuryeler sipariş teslim etmeye devam etti. Valiliğin açıkladığı verilere göre metrekareye 261 kg yağış düştü. Bu, 1942’den beri ölçülen en yüksek değerdi. Valilik, sağanakta 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 2.722 kişinin kurtarıldığını duyurdu.

Sahada çalışan Başkanımız Mesut Çeki, Eyüpsultan’dan çektiği videoyla İstanbul Valiliği’ne seslendi.

https://www.instagram.com/p/DeeteiSuvPY/

Ana arterlerin ve iskele yolunun göle döndüğünü, motosikletlerin yolda kaldığını anlatan Çeki, “Bu havada hâlâ valilik motosikletle kuryeliği yasaklamak için neyi bekliyor?” diye sordu. “En azından sağanak geçene kadar sistemler kapatılsa, paketler dursa kimse ölmez” diyen Çeki, aksi halde kuryelerden birinin başına bir şey gelebileceği uyarısında bulundu.

Yasak Geç Geldi

Derneğimizin sahadan aldığı bilgilere göre motosiklet yasağı yaklaşık 18.30’da açıklandı, 21.00’de yürürlüğe girdi. Kuryeler ise günün büyük bölümünde çalışmaya devam etti. Beşiktaş’ta suya gömülen motosikletler, sele kapılmamak için devrilen motosikletine tutunan kuryeler, Kocaeli, Sakarya ve Antalya’dan gelen benzer görüntüler bu tablonun yalnızca İstanbul’a özgü olmadığını gösterdi.

Derneğimizin Tavrı

Kötü hava, kurye için bir konfor sorunu değil iş güvenliği sorunudur. Motosiklet kuryenin üretim aracıdır. Masraf da risk de kuryede kalırken kâr platform şirketlerindedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi çalışanlara ciddi ve yakın tehlikede çalışmaktan kaçınma hakkı tanır, ancak esnaf-kurye modeli bu hakkı fiilen boşa çıkarmaktadır. Bir gün çalışamayan kurye ortalama 3-4 bin lira gelir kaybeder. Bu nedenle “çalışmama hakkı”, ücret güvencesiyle birlikte düşünülmediği sürece kâğıt üzerinde kalmaktadır.

Derneğimiz bu çerçevede dört temel talebi yineliyor. Olağanüstü hava koşullarında kuryelere ücretli izin veya gelir desteği sağlanmasını istiyoruz. Valiliklerin meteorolojik uyarılara göre önceden ve bölgesel olarak karar almasını, alınan yasakların da mahalle aralarında denetlenmesini talep ediyoruz. Platform şirketlerinin kötü hava protokollerini şeffaf biçimde açıklamasını, valilik kararını beklemeden sistemlerini kapatabilmesini ve yasak günlerinde kuryelere ücret ödemesini istiyoruz. Son olarak, Türkiye’nin ILO’nun platform çalışanlarını koruyan 193 sayılı sözleşmesini onaylamasını talep ediyoruz.

Dünyadan Örnekler

Dernek gönüllümüz Arş. Gör. Dr. Nil Belgin Boyacı’nın hazırladığı yazı, kötü hava koşullarında dünyada uygulanan düzenlemeleri bir araya getiriyor. Yunanistan’da sıcak dalgası günlerinde Çalışma Bakanlığı bölgesel olarak açık havada çalışmayı durdurabiliyor ve uymayan şirketlere çalışan başına 2.000 euro ceza kesilebiliyor. İtalya’da Emilia-Romagna gibi bölgelerde koruma, statü ayrımı yapılmadan “esnaf kurye”leri de kapsıyor. Milano’da teslimatı durduran kararname ise parça başı ödeme yüzünden kurye gelirini düşürdüğü için Temmuz 2026’da greve yol açtı. Singapur’da kuryeler kötü havada ceza ya da prim kaybı olmadan sığınabiliyor. Çin’de platformların ek primleri ise riski ortadan kaldırmak yerine kuryeyi çalışmaya teşvik ediyor. Yazı, Türkiye için meteoroloji uyarısına bağlı otomatik koruma, ücretli hava izni, cezasız sığınma hakkı, hasar ve kaza fonu ile statünün yasayla netleştirilmesini öneriyor.

Okumak İçin

Mesut Çeki: İklim krizi ve kötü hava: Risk kuryede, kâr platform şirketlerinde

Arş. Gör. Dr. Nil Belgin Boyacı: İklim krizi, küresel kuryenin çaresizliği ve Türkiye bu tartışmanın neresinde?