18. Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nde “Işıklar”a Selam: Kurye Hakları Derneği de Anıldı

15 Eylül Salı akşamı İstanbul Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen 18. Uluslararası Hrant Dink Ödülü töreninde, bu yıl doğa ve yaşam savunucusu Süheyla Doğan ile Filistinli hukukçu Raji Sourani ödüle layık görüldü. Doğan’a ödül, Kazdağları’nı ve bölgenin doğal-kültürel varlıklarını yıllardır kararlılıkla savunmasından, kadının insan hakları mücadelesinden ve devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarlı sesinden dolayı verildi. Sourani’ye ise Gazze’de insan hakları ihlallerini belgeleme çalışmalarını sürdürmesi ve hukukun üstünlüğünü savunmadaki kararlılığı nedeniyle ödül takdim edildi.

Törenin her yıl merakla beklenen bölümü olan “Işıklar”da ise, 2026’da dünyanın dört bir yanında insanlığa umut taşıyan kişi ve topluluklar bir video eşliğinde selamlandı. Güney Afrika’da kadın cinayetlerine karşı günde 15 dakika yere uzanarak hükümeti toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti ulusal afet ilan etmeye zorlayan Women for Change’den, Gazze’de bombalanmış mahallelere bisikletle yiyecek ve ilaç taşıyan engelli sporcular topluluğu Gaza Sunbirds’e; Mardin Dargeçit’te otuz yıllık zamanaşımına rağmen hakikat arayışından vazgeçmeyen ailelerden, Türkiye’nin 6 Şubat deprem ailelerinin bir araya geldiği Adalet Peşinde Aileleri Platformu’na kadar geniş bir coğrafyada, farklı biçimlerde sürdürülen irili ufaklı pek çok mücadele bu yıl “Işıklar” arasında yer aldı. Belfast’ta ırkçı şiddete karşı sokakları dolduran göstericiler, Hindistan’da köy okulunu kaybeden çocuklara evini açan çiftçi Mor Singh, Arnavutluk’ta kıyıları savunan “Flamingo Devrimi” ve ABD’de göçmen gözaltılarına karşı aylarca süren direniş de bu yılın “Işıklar”ı arasındaydı.

Bu yılki “Işıklar” arasında Kurye Hakları Derneği de selamlandı. Derneğimizin güvencesiz çalışma koşullarına, iş cinayetlerine, düşük ücretlere ve temel haklardan yoksun bırakılmaya karşı yürüttüğü hak temelli savunuculuk ve saha araştırması çalışmaları; kadın ve göçmen kuryelere yönelik ayrımcılığa karşı mücadelesi ve afet dönemlerinde kurduğu dayanışma ağları bu vesileyle bir kez daha kamuoyuyla paylaşıldı.

Ama bu selamlanma, tek bir kurumun değil, bir kolektifin görünür kılınmasıdır. Güvencesiz çalışma koşullarına ve ayrımcı uygulamalara karşı yıllardır alanda mücadele eden, deprem ve orman yangını gibi afet dönemlerinde üretim araçları ve ekmek tekneleri ile dayanışmaya koşan, kadın kuryelerin görünmez kılınan emeğini her koşulda sahiplenen, iş cinayetlerinde yitirdikleri evlatlarının, kardeşlerinin hesabını sormaktan vazgeçmeyen kurye ailelerinin ve bu mücadeleyi birlikte ören bütün kuryelerin emeğidir asıl ışık tutan. Bu tanınmayı, sahada bugüne kadar bu mücadeleyi birlikte örenlerle ve emeğiyle bu hattı var eden herkesle paylaşıyoruz. Mücadele, adil ve güvenceli çalışma koşulları sağlanana kadar sürecek.