İstanbul Adliyesi Önünde Kurye Davası: “Kuryeler İşçi Sayılmalı”

17 Aralık 2025’te, moto kuryelerin işçi statüsünün tanınması talebiyle açılan davanın duruşması öncesinde İstanbul Adliyesi önünde sabah saatlerinde çok sayıda kurye ve meslek örgütü temsilcisinin katılımıyla basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, esnaf-kurye modeliyle kuryelerin güvencesizliğe mahkûm edildiği, tüm maliyet ve risklerin kuryelerin sırtına yıkıldığı ve platform şirketlerinin işveren sorumluluğundan kaçtığı vurgulandı.
“Üç Yıldır İki Temel Talep İçin Mücadele Ediyoruz”: Kubilay Çelik
Duruşma sonrası açıklamada konuşan TEHİS Genel Başkanı Kubilay Çelik, sürecin üç yıldır iki talep etrafında yürüdüğünü belirtti: kuryelerin örgütlenme ve sendikalı olma hakkının tanınması, ve esnaf-kurye modeliyle tüm ekonomik-hukuki yükün kuryelerin üzerine yıkılmasına son verilmesi.
Çelik, vergi, Bağ-Kur primleri, P1 belgesi, yakıt, bakım ve ekipman giderlerinin tamamının kuryelerin sırtında olduğunu, buna karşın fiilen iş sağlığı ve güvenliği önlemi alınmadığını hatırlattı. “Ne kadar çok paket, o kadar çok para” mantığının kuryeleri kaza ve iş cinayetlerine sürüklediğini söyledi. Kuryelerin fiilen İş Kanunu kapsamı dışında bırakıldığına, vergi ve Bağ-Kur borçlarının kronikleştiğine dikkat çeken Çelik, İspanya başta olmak üzere Avrupa’da kuryelerin işçi statüsünün tanındığını ve geçen yıl bağlayıcı bir hukuki karinenin kabul edildiğini, aynısının Türkiye’de de uygulanmasını istediklerini belirtti. Platform sözleşmelerinin şirketlere tek taraflı fesih yetkisi verdiğini, kaza geçirip hastaneye düşen bir kuryeye kimsenin hatır sormadığını ama hava kötüyken paketin sorulduğunu söyleyerek sahadaki önceliğin insan değil paket olduğuna dikkat çekti.
“Tek Bir Patron Yargılanmadı”: Mesut Çeki
Açıklamada söz alan Kurye Hakları Derneği Başkanı Mesut Çeki, derneğin yıllardır moto kurye ölümlerini raporladığını hatırlatarak 2022’de en az 58, 2023’te 68, 2024’te en az 63 kuryenin çalışırken hayatını kaybettiğini aktardı. Bu kayıplara rağmen bugüne kadar hiçbir platform şirketinin ya da patronun yargı önüne çıkarılmadığını vurgulayan Çeki, mevcut sistemin açıkça cezasızlık ürettiğini belirtti. Kuryelerin şehrin görünmeyen emekçileri olduğunu, adliyenin evrakını da restoranların yemeğini de kuryelerin taşıdığını ama bir isim ya da kimlik sahibi sayılmadıklarını, trafikte yaşanan gerilimlerde sorumluluğun hep kendilerine yüklendiğini söyledi.
“Bağ-Kur’la Eziliyoruz”: Adem Özkaya
Birleşik Kuryeler Derneği Başkanı Adem Özkaya, esnaf-kurye modelinin sosyal güvenlik açısından yarattığı çelişkiye dikkat çekti: şirketlerin işine geldiğinde kuryelerin patron, gelmediğinde işçi sayıldığını, bu belirsizlik yüzünden Bağ-Kur ve sigorta haklarından gerektiği gibi yararlanamadıklarını belirtti. Özkaya, işçilik haklarının kazanılması için mücadelenin süreceğini ifade etti.
“Bu Süreci Sahiplenelim”: Emrah Eroğlu
KASK-DER adına konuşan Emrah Eroğlu, tüm kuryeleri bu hukuki süreci sahiplenmeye ve dayanışmayı büyütmeye çağırdı.
Dalgakıran Davası’nda Duruşma 11 Mayıs’a Ertelendi
Açıklamanın son bölümünde söz alan Avukat Sezen Ezer, kamuoyunda “Dalgakıran Davası” olarak bilinen ve Yemeksepeti’ne karşı 2022’de açılan, kuryelerin işçi sayılması gerektiğini savunan davaya ilişkin bilgi verdi. Ezer, duruşmanın tanıkların gelmemesi nedeniyle 11 Mayıs tarihine ertelendiğini açıkladı ve tüm kurye meslektaşlarını ve dayanışmayı büyütmek isteyen herkesi o gün birlikte ses çıkarmaya davet ederek açıklamayı sonlandırdı.