İklim Krizinin ve Güvencesizliğin Ağır Faturası Saha Emekçilerinde: İklim Adaleti Forumu’ndaydık

İstanbul ve Antalya Baroları ortaklığıyla düzenlenen İklim Adaleti Forumu’nda yerimizi alarak, güvencesiz çalışma modelleri ile aşırı sıcakların kesişiminde hayatı riske giren moto kuryelerin saha gerçeklerini açık kürsüye taşıdık.
6 Temmuz 2026 Pazartesi günü saat 18.00’de İstanbul Barosu Av. Orhan Adlı Apaydın Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen İklim Adaleti Forumu, İstanbul Barosu ev sahipliğinde ve Antalya Barosu ortaklığında düzenlendi. Kasım ayında gerçekleştirilecek COP31 öncesinde; kamucu ve hak temelli bir iklim adaleti perspektifini güçlendirmeyi hedefleyen forum, klasik panel formatının aksine iklim krizinden ve kentteki eşitsizliklerden doğrudan etkilenen kesimlerin söz aldığı açık kürsü yöntemiyle yürütüldü. İklim krizinin soyut bir çevre tartışması değil; doğrudan bir emek, kent hakkı ve yaşam mücadelesi olduğu vurgulandı.
Forumun açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, çevresel demokrasinin ve yaşam alanlarını savunmanın önemine dikkat çekerek Anadolu’da kadınların, emekçilerin ve yurttaşların fiilen yürüttüğü bu mücadelenin temel bir demokrasi mücadelesi olduğunu belirtti. Antalya Barosu adına yapılan değerlendirmede ise iklim krizinin piyasa mekanizmalarıyla ya da halkı dışarıda bırakan yaklaşımlarla çözülemeyeceği, meselenin doğrudan emekçileri ve toplumsal yaşamı ilgilendiren bir öz mesele olarak ele alınması gerektiği ifade edildi.

Yaz Ayları Kıştan Daha Ölümcül: Veriler Sistemik Krizi Gösteriyor
Derneğimizi temsilen katıldığımız forumda, serbest kürsüde söz alarak dijitalleşen hızlı teslimat sektörünün ve esnaf kurye modelinin iklim kriziyle birleştiğinde yarattığı hayati tehlikeleri paylaştık. Kurye Hakları Derneği ve İSİG Meclisi raporlarına göre, son 4 yılda (2022-2025) en az 233 moto kuryenin çalışırken iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini aktardık.
Kamuoyundaki yaygın algının aksine, kurye ölümlerinin sadece kış şartlarına özgü olmadığını somut verilerle ortaya koyduk. 4 yıllık bilanço incelendiğinde; Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarını kapsayan yaz döneminde en az 56 kurye hayatını kaybederken, kış aylarındaki can kaybı 53 olarak kayıtlara geçti. Yaz aylarında yaşanan can kayıplarının kış aylarını geride bırakması, algoritma dayatmalı hız baskısı ve paket başı ücret düzeninin aşırı sıcaklarla birleştiğinde nasıl yapısal bir iş sağlığı ve güvenliği krizine dönüştüğünü kanıtlıyor.
Açık Kürsüden Sonuç Bildirgesine: 10 Maddelik Çözüm ve Mevzuat Önerisi
Forum sonrasında yayımlanacak İklim Adaleti İstanbul Bildirgesi’ne girmek üzere, Dernek danışma kurulumuz ve gönüllülerimizle yürüttüğümüz çalışma sonucunda hazırladığımız somut İSİG ve mevzuat önerilerini Baro Forum Komitesine ilettik.
Hissedilen sıcaklık 38°C gibi kritik sınırları aştığında, uzun saatler yüksek termal strese maruz kalan kuryeler için dağıtımın yasal olarak durdurulması gerekmektedir. Güvenlik için zorunlu olan kask, mont ve dizlik gibi ekipmanların yarattığı sera etkisini azaltmak amacıyla, firmaların hava geçiren yazlık fileli ekipmanları ve soğutucu yelekleri kuryelere ücretsiz sağlaması zorunlu kılınmalıdır.
Sıcak günlerde rüzgarın etkisiyle fark edilemeyen sıvı ve elektrolit kaybına karşı firmalarca mineral desteği sağlanmalı; güneş ışınlarına kronik maruziyetin yarattığı sağlık risklerine karşı algoritmalara cezalandırıcı olmayan zorunlu serinleme molaları entegre edilmelidir. Ayrıca dikkatsizlik ve kaza riskini artıran performans baskısını kırmak adına, aşırı sıcak günlerde uygulamalardaki tahmini teslimat süresi kaldırılmalı ve puanlama sistemleri askıya alınmalıdır.
Aşırı sıcaklarda sığınacak yer bulamayan kuryeler için yerel yönetimler ve firmalar iş birliğiyle her mahallede ücretsiz, klimalı ve sulu Kurye Dinlenme İstasyonları kurulmalıdır. Yoğun trafikte egzoz gazı ve sıcak havanın yarattığı solunum yüküne karşı düzenli ücretsiz sağlık taramaları yapılmalı, eriyen asfaltların yarattığı devrilme riskine karşı belediyelerce anlık kumlama ve dijital harita bilgilendirmeleri sağlanmalıdır. Kalp, tansiyon veya astım gibi kronik rahatsızlığı bulunan kuryeler sıcak dalgaları sırasında geçici olarak hafif işlere kaydırılmalıdır.
Tüm bu adımların yasal zemine kavuşması için 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında, açık alanda çalışan tüm emekçiler için net bir aşırı sıcakta çalışmaktan kaçınma hakkı tanımlanmalıdır.
Mücadelemiz ve Dayanışma Kararlılığımız
Moto kuryeler olarak kendimizi iklim krizinin pasif birer kurbanı değil, çalışma hayatını ve yaşam alanlarını dönüştürme iradesine sahip aktif özneler olarak görüyoruz. İklim krizinin ağır faturasını kuryelerin canı pahasına şirketlerin kâr hanesine yazdıran bu sisteme karşı; hukuki, kamusal ve sahadaki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
